Ondan sonra tek işiniz, her tedarikçi faturasının fotoğrafını gelir gelmez çekmek. Geri kalan her şey — maliyetler, marjlar, raporlar, uyarılar — kendi kendine gerçekleşir.
Bizimle bir kurulum oturumuna oturuyorsunuz. Menünüzdeki her yemekten geçiyoruz — içinde ne var, ne kadar, nereden alıyorsunuz. Sonra tüm maliyet takip altyapısını sizin için kuruyoruz.
Sonunda her tarif haritalanmış, her malzeme hesaba katılmış, her tedarikçi sisteme girilmiş oluyor. Çoğu durumda ilk kez, her yemeğin gerçek gıda maliyet yüzdesini görüyorsunuz.
Tedarikçi siparişinizi getirdiğinde, faturanın telefonunuzla fotoğrafını çekersiniz — veya daha önce çektiğiniz bir fotoğrafı seçersiniz. Uygulama her satırı okur, el yazısıyla yazılmış olanları, solmuş termal kâğıdı, üstüne yazılmış düzeltmeleri bile.
Her kalem, malzeme listenize otomatik olarak eşleştirilir. Maliyetler güncellenir. O malzemeyi kullanan her yemek, maliyetini gerçek zamanlı olarak yeniden hesaplar. Size beş saniye. Mise'nin her şeyi okuyup panoyu güncellemesi yaklaşık on saniye.
Sistem geçen ayın satışlarını POS'tan çeker ve ay boyunca takip ettiğimiz maliyetlerle eşleştirir. Tek sayfalık bir rapor alıyorsunuz: hangi yemekler para kazandırdı, hangileri kaybettirdi, fiyatların harekete geçmeye yetecek kadar nerede değiştiği.
Çoğu restoran sahibi ilk raporunda en az iki sürprizle karşılaşır. Sessizce para kaybettiren "popüler" bir yemek. Kimsenin fark etmediği altı haftada fiyatlarını %8 artırmış bir protein tedarikçisi. Ve etrafındaki her şeyin iki katı marj kazandırdığı için daha çok öne çıkarmaya değer üç yemek.
20 dakikalık bir telefon görüşmesi. Kurulum fiyatını söyleriz, neyi kuracağımızı anlatırız ve sorularınızı yanıtlarız.
Demo iste